Avrupa’da yaşayan göçmen emekçilerin sesi yasanacakdunya.net » Köln’de ‘coşkulu’ 1 Mayıs
Posted: Mayıs 7th, 2009, by

Köln’de ‘coşkulu’ 1 Mayıs

Almanya’nın Köln kentinde 1 Mayıs kutlaması geçen yıllara oranla görece daha kitlesel ve coşkulu geçti. Saat 11.00′den itibaren DGB binasının olduğu Hans Böckler Platz’da toplanmaya başlayan kitle 12.00′da yürüyüşe geçti. Yürüyüşe 4 bin işçi ve emekçi katıldı.

Yürüyüş her zamanki güzergahından geçerek, çeşitli parti ve örgütlerin stadtlarının açıldığı Heumarkt’ta yapılan mitingle son buldu. Yürüyüşe katılan kadar kitle de miting alanına gelmişti. Aşina olduğumuz klasik vaazların verildiği mitingde 8 bin kişi vardı.

Yürüyüş kortejinin başında her zamanki gibi DGB yer aldı. IG metall, Ver.di sendikaları üyesi işçiler kortejde ağırlığı oluşturuyordu. DGB’nin krize karşı mücadele programının esasını “İşyerlerinin korunması” oluşturuyor. Bunu “yükü paylaşmak” gibi ucube bir “somutluk” olarak ele alıp gerçekte sınıf işbirliği olarak, propaganda ediyor ve uyguluyorlar. Dile getirdikleri talepleri “adil ve sosyal piyasa ekonomisi” istemlerine birleşik şekillendiriyorlar.

Bürokratik sendika yapısının bu anlayışı henüz aşılamadığı için, içerik ve ruh olarak da 1 Mayıs, krizin sarsıcı etkisinden muzdarip işçi ve emekçilerin mücadele ekseninde bir militanlaşma yönelimini yansıtmadı.

Alman devrimcilerin zayıflığı

Daha doğru ifadeyle bu eğilimi açığa çıkartıp geliştirecek olan militan devrimci hareketin zayıflığı bu tabloda belirleyici oluyor.

MLPD gibi az-buçuk sınıf eksenli politika yapmaya çalışan partilerin dahi 1 Mayıs gibi alanları bir mücadele platformu olarak bilince çıkartmamış olması affedilmeyecek bir zayıflık olarak varlığını koruyor.

Geleneksel revizyonist parti DKP, sistemin sınırlarını okşayan Sol-Parti ise varlığını bu statüko içerisinden beslemeye yeminlidir. KPD/ML gibi söylemde militan örgütler ise kendi güçlerinin sınırlarını zorlayan bir yönelimden alabildiğince uzak durmaya devam ediyorlar.

Sınıf işbirlikçisi sendika bürokrasisinin yaptığı programa tümden tabiyet, irili ufaklı devrimci hareketin zayıf halkası olarak duruyor.

Bu yönüyle haberin girişinde belirttiğimiz kitlesellik ve coşku, statikliği aşan bir düzeyde yaşanmadı. Fakat işçilerin önceki 1 Mayıslara göre dağıtılan bildirilere ve yapılan konuşmalara daha ilgili davrandıkları gözlendi.

Taksim’le kurulan köprü

Yürüyüş ve alanın havasında renk ve coşkuyu artıran ise, sendikalardan sonra yürüyen TİKB kortejiydi.

Merkezi organizasyondan bağımsız ses cihazı ve dinamik kortejiyle öne çıkıyordu.

Bu kortej üzerinden Taksim ile kurulan köprü yürüyüşe ayrı bir hava kattı. Taksim zaferi an an Köln’deki 1 Mayıs’a taşındı. “Yaşasın uluslararası dayanışma“ sloganlarıyla Taksim savaşçılarının yanında olundu.

Tarihi anlar hep birlikte yaşandı

Dayanışma sloganları ve İstanbul eylemcilerini selamlayan konuşmaların yanında Taksim zaferi davul-zurna eşliğinde çekilen halaylarla da kutlandı.
Ses cihazının olduğu araba Marks, Engels, Lenin, Stalin posterleri ve Orak-Çekiç-Silah-Yıldız’lı bayrakla süslenmişti. Kortejde taşınan kızıl ve mavi bayrakların, çeşitli taleplerin yazılı olduğu dövizlerin yanında “Bütün ülkelerin işçileri birleşin” – TİKB ve “Krize karşı devrim, kapitalizme karşı sosyalizm” – Yaşanacak Dünya pankartları açılmıştı. TİKB-YDK imzalı bildiriler ve kuşlamalar da dağıtıldı.

Gençlerin yoğun olduğu, 100 kişinin katıldığı kortej duruşuyla yürüyüşün ve alanın ilgi odağı haline geldi. Militan havadan etkilenerek kortejde Yunan ve Alman devrimciler de yürüdü.

Yürüyüşe Türkiyeli devrimcilerden MLKP, TKP/ML, TKİP, Halk Cephesi, ADHK, DİDF, Barikat da pankart ve bayraklarıyla katıldılar.