Avrupa’da yaşayan göçmen emekçilerin sesi yasanacakdunya.net » Bir insan daha …
Posted: Mayıs 18th, 2009, by

Bir insan daha …

Binali Aybars 1956 Erzincan Çayırlı doğumlu, Fransa’nın Toulouse şehrinde yaşayan bir göçmen işçi-işsizdi. 1 Mayıs günü kendini asarak intihar etti. Lanet ettiği koşullar karşısında canına kıydı. Hiç kimsenin onaylayamayacağı bir biçimde, yaptığının sonuçları olarak ardında daha büyük acılar bırakıp yaşama veda etti. İnadına yaşamak ve yaşatmak varken…

Yaşadığı sosyal ve siyasal sıkıntılardan dolayı Türkiye’yi terketmek zorunda kalan Aybars, eşi ve dört çocuğuyla birlikte 2000 yılının sonlarında Fransa’ya göç eder. Aybars ve ailesine kısa sürede politik oturum hakkı tanınır.

Binali Aybars çevresinde devrimci değerlere saygı duyan demokrat kimliği ile bilinir, iyi bir aile babası olarak tanınırdı. Aybars’ın hiç beklenmedik bir zamanda ansızın yaşamına son vermesi çevresinde şok etkisi yarattı. Büyük bir şok yaşayan Aybars ailesi ikinci yıkımı da Toulouse valiliğinin (préfecture) polis dayağına maruz kalarak yaşadı.

Yaşamına son veren Binali Aybars’ın eşi Nezehat Aybars, valiliğin kendilerinin Türkiye’ye gitmeye izin vereceğini söylemesi üzerine cenazeyi Türkiye’ye göndermeye karar verdiklerini söyledi. Hayat arkadaşını bu biçimde kaybetmiş olmanın acısını derin biçimde yaşayan Nezahat Aybars gözyaşlarını tutamayarak sözü kızına bıraktı.

« 1 Mayıs vedelaşmaymış »

Babasının inandığı ilkeler doğrultusunda yaşadığını ifade eden kızı Eylem Aybars;

« Babam aydın, devrimci, demokrat bir insandı. Devrim yolunda yaşamını yitiren kişiliklere büyük bir hayranlık duyardı.


Biz dört kız kardeşiz. Babamız inandığı ilkeler doğrultusunda bizi yetiştirdi. Babadan öte bir arkadaş gibiydik. Geçen yıllar olduğu gibi bu yılda 1 Mayıs işçi bayramını kutlayacaktık. Babamın sevinci yüzünden okunuyordu. Evden çıkıp yürüyüş alanına gitmek için yol koyulduk. Birbirimize güller aldık. »

Bu birlikteliğin aynı zamanda bir vedalaşma içerdiğinden habersiz olduklarını söyleyen Eylem; « Hep birlikte gittikleri 1 Mayıs yürüyüşünün ardından NPA Yeni Antikapitalist Parti binasına gidip oturduk, akşama doğru eve geldik. Babam dışarıya çıkıp hava alacağını söyledi. Küçük kardeşim Berfin’e gülümseyerek evden çıktı » şeklinde konuştu.

Gecenin ilerleyen saatlerine kadar babalarının dönmemesi üzerine aramaya koyulduklarını kaydeden Eylem, oturdukları binanın bodrum katında kendisini asılı olarak bulduklarını anlattı.

« İkinci trajediyi yaşattılar »

Babalarının yaşamına son vermesiyle sokakta olan Aybars ailesi, ikinci bir trajediyi de Toulouse valiliğinde yaşadı. Babalarınnın cenazesi ile birlikte Türkiye’ye gidebilmek için valiliğe özel izin başvurusunda bulunduklarını ifade eden Eylem Aybars;

« Normalde herşey tamamlanmıştı. İzin verdikleri için sevinmiştik. Ama kararı geri çektiler. İtiraz etmemiz üzerine son gün gelin izin kağıtlarınızı alın dediler. OFPRA ile yaptığımız görüşmeler sonucu sadece valiliğin imza atması gerekiyordu. Cenazeyi yola çıkardıktan sonra izin kağıtlarımızı almak için valiliğe gittik bizi oyalamaya başladılar. Mesai saatinin bitimine doğru ‘kapandı’ dediler. Bizde cevap verilinceye kadar gitmeyeceğimizi söyledik. İstediğiniz kadar gitmeyin vermezer o kadar kolay değil dediler. Müdür bizimle görüşmeyi reddetti. Görüşme gerçekleşmeyince ben bağırarak konuştum, sinir krizleri geçirdim. Bir anda ‘CRS’ polisleri geldi, saldırı oldu. Polisler küfürler savurdular beni yerde sürüklediler »

Vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar oluştuğunu aktaran Eylem, bu olayın ardından doktordan rapor aldığını da dile getirdi.

İki yakın akrabasının da saldırıya maruz kaldığını kaydeden Eylem, polisin onları yaka paça gözaltına aldığını ifade etti. Kendilerine valilikte ikinci trajediyi yaşattıklarını aktaran Eylem, kendilerine « terörist » muamelesi uygulandığını vurguladı. Aybars izin vermeyeceklerini daha öne söyleselerdi cenazeyi göndermeyeceklerini belirtti.

Babalarının kendisi için önemli olan bir günde böyle bir şeyi yaptığının farkında olduklarını sözlerine ekleyen Eylem, « 1 Mayıs babama çok yakıştı » söyleminin ardından yine de « keşke yapmasaydı » demekten kendisini alamadı.

Binali Aybars’ın ardında bıraktığı son mektubu ise şöyle:

Bu olayı kendi özgür irademle gerçekleştiriyorum. Bunda herhangi bir kimsenin, herhangi bir sorumluluğu yoktur.


Beni hayat şartları bu noktaya getirdi. Baştada ekonomik şartlar, diğerlerini sosyal, bürokrasi vs. olarak sıralayabilirsiniz.


Sevgili eşim Nezahat ve dört kızım Eylem-Didem-Elif-Berfin sizi çok çok seviyorum. Size bu olayı yaşatmak için zorlayan nedenlere lanet olsun. Kim canına kıyabilir. Elveda güzellerim.


Kocan, Babanız

Binali Aybars