Avrupa’da yaşayan göçmen emekçilerin sesi yasanacakdunya.net » İran: Eylemle buluşan özgürlük bilinci

İran: Eylemle buluşan özgürlük bilinci

İran’da 12 Haziran’daki Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası yaşanan hareketlilik, ünüversite gençliği ve orta sınıflardan başlayıp, işçi sınıfı ve emekçi halk yığınlarına doğru genişleyen bir dalgaya dönüştü. Bu dalgaya kulak kabartmak gerek.

Hareketin başlamasına kaynaklık eden seçim sonuçları (hileleri) gibi, rejim içi iktidar ve güç paylaşımı kavgasının, tarafların halk kitlelerini kendine yedekleyerek saf tuttuğu bir zeminden çıkış alması, emperyalist güçlerin durumdan görev çıkartarak kendi ihtiyaçları temelinde, işbirlikçileri üzerinden hareketi kaşıması gibi durumlar söz konusudur. Bunlar görmezden gelinemez, bunların üzerinden atlanamaz. Fakat çap ve kapsamından dolayı hareket, bu kalıpların içinde tanımlamaya sığmaz. Ki her kimse bu görüngülerin içinden düşünüyor, fikir üretiyorsa sınıflar mücadelesinde, egemenlerin penceresinden bakmanın ötesine geçemiyor demektir.

Eylemlerdeki kitlesellik

Gerici Molla rejiminin yasaklamalarına, kitle gösterilerine vahşice saldırmasına, rejimin silahlı milis örgütlenmesini oluşturan “Besic”lerin sokağa dökülen kalabalıkların üzerine ateş açmasına, hareketin önünde olduğu yanılsaması yaratan Müsavi’nin iptal edildiğini açıklamasına rağmen her bir eyleme 100 binlerin katılması, işçi sınıfı ve emekçilerde sisteme karşı biriken öfkenin harekete geçmesini tanıtlamaktan öteye geçmez.

Uygulanan sansür cep telefonu çekimleri ve internet üzerinden deliniyor

Gösterilerin içinden yazan Robert Fisk; “Göstericiler yalnızca Kuzey Tahran’ın güneş gözlüğü takan zarif genç kadınları değildi. Yoksullar, sokaklarda çalışanlar ve daha yaşlı kadınlar da oradaydı.” diyor. Bu, sokağa çıkan kitlenin bileşenlerine dair önemli bir veri sunuyor.

İşçi hareketi

Bundan daha anlamlı veri ise ekonomik ve siyasal olarak esaret altında tutulan işçi sınıfının özgürlüklerini genişletmek için bu süreçte sendikal örgütlülükleri üzerinden, kendi talepleri doğrultusunda harekete

geçmesidir.

Otobüs Şoförleri Sendikası (Vahed) sokağa çıkan kitleyi “Kadın ya da erkek, her ulustan, her dinsel mezhepten, her yaştan milyonlarca kişinin inanılmaz hareketi” olarak tanımlıyor ve destekliyor. 2005′te kurulan Vahed bugüne kadar sendikal haklar ve siyasal özgürlükler için mücadelede militan duruşuyla öne çıkıyordu. Vahed 26 Haziran’ın İranlı tutsak işçiler için uluslararası dayanışma günü olduğunu dile getirerek sendikal haklar ve özgürlükler için eylem çağrısı yaptı. Bu çağrı doğrultusunda, proletaryanın gerçek kurtuluşu ekseninde uluslararası alandan İran işçi sınıfına ses vermek, el uzatmak devrimci bir sorumluluktur.

Yine Ortadoğu otomotiv sektörünün devlerinden Khodro tekeli işçileri gelişen halk hareketine sahip çıkarak 18 Haziran’da “Kadınlara, işçilere ve öğrencilere yapılan başkıyı protesto etmek için yarım saat süreyle” iş bıraktı. Sabah ve gece vardiyasında iş bırakan işçiler bugünde (23 Haziran) aynı saatlerde grev yapacaklarını açıkladılar.

Bu grevler işçi sınıfı ve emekçilerin, ekonomik-siyasal özgürlükler mücadelesinin bir parçası olarak, İran gerici rejimine karşı gelişen hareket içerisinde antikapitalist ve antiemperyalist içerikteki bir mücadeleyi ne kadar geliştirir bunun derecesini kestirmek zor.

Fakat İran’da büyüyecek bir sınıf hareketinin bölge olarak Ortadoğu’da, sosyalizm mücadelesinin gelişip güçlenmesinde ileriye doğru taşları yerinden oynatacak bir etki yaratacaktır. Bunun farkında olarak hareket etmek, proleter eksenli sosyalizm mücadelesinde, bölge düzeyinde mevziler oluşturmanın önünü açacaktır.

Hareketin önderlik sorunu

Verili durum içerisinde görüş alanına giren hareketler kapsamında İran’da gelişen mücadeleye önderlik edebilecek devrimci-komünist bir parti ya da güç maalesef görünmüyor.

Devrimci iddia ve enerjisi de aşınmış İran Emek Partisi (TUFAN) gibileri hareketin dışından konuşuyor:

“İran’da 12 Haziran’da yapılan şeçimler öncesinde kimin aday olacağına başkanlığını dini lider Hamaney’in başkanlığını yaptığı konsey karar verdi. Demokratik partilerin, örgütlerin ve kişilerin aday olması kabul edilmedi. Buna rağmen milyonlarca İranlı sandık başına giderek oyunu kullandı ve 30 yıllık başkı, rüşvet ve yoksulluğa karşı çıktı ve bu hükümetin daha fazla işbaşında olmasını istemediğini ifade etti. Bu, aynı zamanda yeni bir düzene olan özlemin açık bir işaretidir.

En üst dini liderin desteğini alan Ahmedinecad hükümeti ise yeniden seçilmek için her türlü hileye başvurdu, halkın oylarını ayaklar altına aldı. Ama İran halkı, özellikle de kadınlar, bu İslami egemenler takımının yaptıklarına sessiz kalamazdı. Seçimlerde hile yapıldığının ortaya çıkmasından hemen sonra, gösteri yasağına rağmen 2 milyon insan sokaklara çıkarak, ‘Oyum nerede?’ diye sordu.”

Bırakalım hareketin önüne geçmeyi ufku iktidar aygıtını elinde tutan kliği teşhirle sınırlı.

Geleneksel revizyonist parti TUDEH:

“Savaşkan halkımızın bu sesi, daha güçlü bir şekilde yankılandırmasını diliyoruz.”

Hiçbir iddia sahibi olmadığı gibi açıklamanın bütünü okunduğunda neoliberalizmin ardından yürümeye yeminli görünüyor.

Maoizmle malül İran Komünist Partisi (MLM):

“İran İslam Cumhuriyeti’nin şeçim maskaralığında yaşadığı rezalet, herhangi politik tartışma ve muhakemeden çok daha hızlı ve etkili biçimde “rejimin kendi içinde değişim ve düzelme ihtimaline” dair güveni sarstı. Hakim klik bu şekilde çok ciddi bir kumar oynadı. Ve şimdi isyancı gençlik rejimi defetmenin yolları üzerine düşünüyor.”

Hareketin ve kendisinin gerçekliğini görmekten yoksun ayakları havada “devrimci durum” tespitleri yapıyor.

Özgürlük bilinci ve eylemi

Rejimin gerici yapısıyla birleşik, emeğin azgın sömürüsü ile bölgede palazlanan kapitalizmin “yeşil” versiyonun emekçilerde biriktirdiği öfke patlamış, özgürlük bilinci ve eyleminin önü açılmıştır. Bu patlama, rejim içi iktidar-güç paylaşımı kavgasına ve emperyalist güçlerin hegemonya çatışmasına kurban edilmek isteniyor.

İşçi sınıfının kendi ekonomik-siyasi talepleri doğrultusundaki eylemli çıkışı, rejimle bu çemberin dışında dövüşmenin koşullarını yaratıyor. Bölgesel düzeyde sosyalizm mücadelesinin önünü açıyor. Buradan ileri!..

YD: Avrupa

Comments

No Comments

Leave a reply