Avrupa’da yaşayan göçmen emekçilerin sesi yasanacakdunya.net » Gazze’de Müzikle Direniş

Gazze’de Müzikle Direniş

Gazze’de Direniş: Genç Filistinliler Seslerini Hip-Hop Müzikle Duyuruyor.
Gazze’deki Maqusi Kuleleri, Amerikan konut projelerini andırıyor. Mahalle, şehrin kuzeyinde bir araya gelen yüksek apartmanlardan oluşuyor. Burası ayrıca Gazze’nin günbegün artan hip-hop topluluğunun da buluşma noktası. Birkaç akşam önce küçük ama zevkli döşenmiş bir evde bir grup rapçi, arkadaşları ve aileleri bir araya geldi ve hep birlikte yiyip içip dans ettiler, şarkılarını söylediler.

Bu buluşma, Filistinli rapçilerin katıldığı American Idol tipi bir yetenek yarışması olan Hip Hop Kom’un ardından tertip edilen bir kutlamaydı aslında. Filistinli 15 grup perşembe akşamı hünerlerini sergiledi ve program aynı anda hem Gazze’de hem de Ramallah’ın batı şeridinde yayınlandı. Görüntülü bağlantı sayesinde her şehir bir diğerindeki performansları izleyebildi. Gazze’den katılan beş ekip birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sıraya yerleşti.

Gazze’deki gösteri Filistin Kızılhaç binasındaki küçük bir salonda yapıldı. Yarışmanın haberi sadece kulaktan kulağa yayılmıştı, ona rağmen 200 genç salondaki yerini aldı ve sahne alan bütün rapçi ve break dansçıları çılgınca alkışladı.

Yarışmanın organizatörlerinden biri olan karizmatik edebiyat öğrencisi Ayman Meghames burada epey tanınıyor. Gazze’nin “PR: Palestinian Rapperz” adlı ilk hip hop grubunda da yer alan Ayman, vaktini müzikle uğraşan gençleri desteklemek için harcıyor.

Yüzünden eksilmeyen gülümsemesiyle Ayman o gece yerinde durmak bilmedi. Kâh sahneye çıkıp grupları tanıttı, teknik sorunları çözdü, kâh gelenleri karşılayıp Batı Şeridi’ndeki organizatörlerle iletişimi sağladı.

Ayman’a göre, müzik savaş ve işgale karşı bir direnme şekli, ayrıca Filistin’deki yaşam biçimini dışarı duyurmanın da bir aracı. “Sözlerin çoğu işgalle ilgili. Son zamanlarda Hamas ve El Fetih arasındaki çatışma hakkında da şarkı söylemeye başladık. Her ne sorun görüyorsak onun hakkında şarkı yazıyoruz.” Public Enemy (Halk Düşmanı) grubundan rapçi Chuck D, rap müziği bir keresinde Kara Amerika’nın CNN’i olarak tanımlamıştı. Ayman ve arkadaşlarına göre müzik, medyadaki sessizliği kırmak için bir silah. “Dünyanın büyük bir kısmı bizi terörist sanıyor,” diyor. “Medyada yer bulamıyoruz, mesajımızı yaymanın tek yolu hip hop.”

Sahne alan ikililerden biri de Black Unit Band’di. Solistlerden biri olan Muhammed Wafy, sahneden seyircinin arasına zıplarken yeni yetme bir pop yıldızının bütün o masum büyüsünü etrafa saçıyor. 18 yaşındaki Muhammed ince uzun fiziği ve kara saçlarıyla olduğundan daha genç görünüyor. Diğer solist Halid Harara (Muhammed’in kapı komşusu), ondan birkaç yaş büyük, birkaç kilo da ağır olmasına rağmen sahnede kıvraklıkta hiç de arkadaşından aşağı kalmıyor.

Akşam ilerledikçe, salondaki enerji de tırmanmaya başlıyor. Bir sonraki performansta sahneyi, iki ayrı gruptan müteşekkil altı kişi alıyor. DA MCs ve RG grupları birleşmiş ve DARG Team adını almış. Kalabalık ayaklanıyor ve bir üsluptan bir diğerine atlayan şarkıcılara eşlik ediyor.

Yarışmacılar Muhammed Wafy’nin dairesinde gergin bir şekilde yarışmanın sonucunu bekliyor. Sonunda beklenen telefon geliyor. Sonuçlar açıklanıyor ve DARG birinci olurken, Black Unit üçüncü sırayı alıyor. Kazanamayanlar arasında herhangi bir gücenme olmuyor, onlar her türlü zaferi paylaşmayı biliyor. DARG üyeleri (tabii Gazze’den çıkabilirlerse) Danimarka’ya gidip bir albüm çıkartacak.

Tel çerçeveli gözlükleri ve çalışkan, temiz pak görünümüyle Fadi Bakhet, DARG’ın menajerliğini yapıyor. Ayrıca grup üyelerinden birinin de kardeşi. Gecenin ilerleyen saatlerinde muhabbet onun evinde devam ediyor. Öğrencilerin birçoğunun son sınav gününe denk gelen bu başarılı gösteriyi kutluyorlar; gülüşmeler ve sohbet gecenin geç saatlerine dek sürüyor. Ertesi gün hava sıcak ve güneşli, binlerce Gazzeli yüzüp rahatlamak için Akdeniz’in kenarına seriliyor.

Bu haberler, Gazze ve Hamas hükümeti hakkında çıkan haberlere pek benzemiyor. Ama işte tam da bu yüzden tüm dünyaya duyurulmalı.

Amerikan medyasında Filistin ile ilgili çıkan haberlere bakarsanız, İsrailli bir yorumcunun da belirttiği üzere aşırı tutucu Hamastan diye bir devlet görürsünüz. Kadınların ezildiği ve erkeklerin füze fırlattığı terörist yuvası bir ulus çıkar karşınıza. Ama belki Filistinli ailelerin cuma öğleden sonraları yüzdüğünü, gün içinde edebiyatla uğraştıklarını, geceleri de tutsak arkadaşları için rap yaptıklarını öğrenirsek, neredeyse tamamıyla savunmasız bu nüfusa karşı İsrail’in giriştiği işgale Amerikan’ın bu denli arka çıkmasını bir kez daha düşünürüz.

Dün İslam Üniversitesi’nde, hocalığını Rami Almeghari’nin yaptığı bir gazetecilik sınıfını ziyaret ettim. Öğrencilerin bir sürü sorusu vardı, ancak genç bir kadının söyledikleri özellikle aklımda yer etti: “Amerika’daki insanlara nasıl ulaşır da burada olan biteni gerçek haliyle aktarırız?” “Onların dinlemesini ve görmesini nasıl sağlarız?”

MR Zine - Haziran 2009
Kaynak/Ceviri: Solun Doğusu

Comments

No Comments

Leave a reply