Avrupa’da yaşayan göçmen emekçilerin sesi yasanacakdunya.net » Albert Einstein hakkında…
Posted: Eylül 5th, 2009, by

Albert Einstein hakkında…

“Tekrar genç bir adam olabilseydim, bir bilim adamı ya da akademisyen ya da öğretmen olmaya çalışmazdım. Mevcut durumlar dahilinde bana daha fazla bağımsızlık vermesi ümidiyle tesisatçı ya da seyyar satıcı olmayı seçerdim.

Günümüzde dünyanın en büyük fizikçisi Einstein hakkında yazılan makalelerin hemen hemen hepsinin atladığı bir nokta var.  Einstein’ın siyasal fikirleri.  Büyük dahinin sadece bilimin sırları ile meşgul olduğunu sananlar yanılıyor.  Bugün Einstein’ın popülaritesinden yararlanmak isteyen siyasal sistem,  bir zamanlar hakkında bin 800 sayfalık raporlar yazmış, o dönem ABD’de yürütülen ‘kızıl av’ın önemli bir hedefi haline getirilmiştir.  FBI yıllarca Einstein’ı gözetim altında tutmuştur.  Almanya’da Nazilerin hedefi olan Einstein ABD’de ise ırkçılar ve FBI’ın ve Soğuk Savaş yürütücülerinin boy hedefi olmuştu.

Einstein, doktorasını yaptığı sırada İsviçre’de sürgündeki Rus devrimcileri ile ateşli tartışmalara katıldı. Emperyalistlerin hedeflerini yerine getirmek için başlattıkları 1. Dünya Savaşı’na karşı çıktı.  Almanya’da yükselen Nazi hareketine karşı mücadele etti. Yahudi bir kökenden gelen Einstein’ın bütün mallarına el kondu, hakkında ölüm kararı çıkartıldı.  Naziler iktidarlarını ilan etmeden kısa bir süre önce ülkeyi terk etti.

Siyasal fikirleri dolayısıyla yaşadığı sorunlar orada devam etti. Einstein’ın tüm hayatı, ırkçılığa karşı mücadele etmekle, dünya çapında barış savunuculuğu yapmak ve sosyalistlere destek olmakla geçti.  Albert Einstein, kendi sözleriyle “hep devrimci olarak kaldı”.

Einstein, Alman bilim adamı Otto Hahn ve meslektaşlarının kendi kuramına dayanarak, uranyumun atomlarını ayrıştırmayı başardıgını öğrenince, nükleer silahlanmaya doğru atılan bu adımı 1939′da ABD başkanı Franklin Roosevelt’e bir mektup yazarak, Naziler’in nükleer silahları geliştirebileceği uyarısında bulundu. Bu uyarı ABD’nin ilk atom bombasının yapılması için çalışmalarının başlatılmasına neden oldu. E=mc2 2 denkleminin fikir babası olmasına rağmen, hiçbir zaman ABD’nin Manhattan Projesi adı altında yürüttüğü atom bombası üretme projesi içerisinde yer almadı. Nükleer silahlanma çalışmaları hep eleştirdi.

Neden Sosyalizm?

1949′da ABD’de yayınlanan Monthly Review adlı derginin ilk sayısına “Neden Sosyalizm?” başlıklı bir makalesi yayınlanır Einstein’ın. Monthly Review aynı makaleye Mayıs  1998 tarihli 50. cilt, 1. sayısında da yer verir.

Yazısına “Ekonomik ve sosyal konularda uzman olmayan birinin sosyalizm hakkında görüs belirtmesi uygun olur mu?” diyerek başlayan Einstein, “Bence kötülüğün gerçek kaynağı, kapitalist toplumdaki mevcut ekonomik anarşi. Önümüzde koca bir üreticiler topluluğu görüyoruz; bu topluluğun üyeleri ise durmaksızın birbirlerini, kolektif  emeklerinin sonuçlarından mahrum bırakmak için çabalıyorlar. Bunu zor kullanarak değil, yasalaşmış kurallara körü körüne inanarak gerçekleştirmekteler” diyerek devam ediyor.

Irkçılıkla mücadele

Albert Einstein ve 27 arkadaşı 4 Aralık 1948′de New York Times gazetesine  gönderdikleri mektup ile o yıllarda yeni kurulmuş olan İsrail devletinde Herut (Özgürlük) Partisi Lideri Menahem Begin’e karşı kamuoyunu uyarmıştır. Einstein Yahudi kökenli olmasına karşın “İsrail devletinde, Herut (Özgürlük Partisi) adı altında bir siyasi partinin ortaya çıkmış olmasıdır. Bu parti; örgüt yapısı, uyguladığı yöntemler, siyasi felsefesi ve toplumsal yaklaşımıyla, Nazi ve Faşist partilere  benzemektedir” demektedir. Begin’in ABD’de  gördüğü ilgiye atıfta bulunan Einstein ve  arkadaşları, “Begin’i ve partisini ilgilendiren birkaç çarpıcı gerçeği halkımıza duyuruyor ve tüm ilgilileri, faşizmin bu yeni oluşumunu desteklememeye acilen çağırıyoruz” diyerek mektuplarını bitirirler.

Begin yıllar sonra 1980 ve 1981′de İsrail Basbakanı olur. Begin hükümeti, Filistinlilerin saldırılarını gerekçe göstererek, Lübnan’a saldırır. İsrail’in Lübnan’ın işgali sırasında binlerce kişi ölür, köyler, kentler yıkılır, yüzbinlerce kişi mülteci olmak zorunda kalır.

Bireysel ve Toplumsal Sorumluluk – Albert EİNSTEİN

Vicdan ve yasalar arasındaki o eski çatışma ile gene karşı karşıyayız. Nuremberg duruşmaları sırasında, değişik hükümetler, ahlakdışı eylemlerin hükümet buyruğu ile işlenmiş suçlar olduğu gerekçesi ile bağışlanamayacağı kanısmdaydılar. Ahlakdışı bir eylemin ne olduğunu kişinin bireysel yargısı ve vicdanı belirler. Ahlâk yasalarının her türlü yasadan önce geldiği düşüncesi ise insanların doğruluk ve yanlışlık anlayışına da uymaktadır.

Bilinçli olarak savaşmamayı seçen kişi devrimci bir kişidir. Yasalara karşı gelmeğe karar vermekle toplumun ilerlemesi uğrunda çalışmak gibi en önemli bir ülküyü kişisel çıkarlarından üstün tutmuş oluyor demektir. Çok güç durumlarda toplumsal ilerlemeyi sürdürmenin tek yolu budur. Kuvvetler dengesi yürürlükteki yasaların ve siyasal kurumların işlemesini engelliyorsa, bu tutum daha çok önem kazanır. Amerikan Anayasasını hazırlayanlar bu düşünceyle halkın ayaklanma hakkını tanımışlardır.

Gandhi’nin Hindistan’ın özgürlüğünü kazanması için uyguladığı yöntem zor kullanmayan bir devrim yöntemiydi. Uluslarüstü bir örgüte dayanarak yeryüzünde barışı gerçekleştirmek ancak Gandhi’nin yönetiminin geniş ölçüde uygulanması ile sağlanabilir.

Kaynak: cafrande.org