Avrupa’da yaşayan göçmen emekçilerin sesi yasanacakdunya.net » Almanya’da öğrenci eylemleri
Posted: Mart 22nd, 2009, by

Almanya’da öğrenci eylemleri

Duisburg: Almanya’da 2005 yılında getirilen, Agenda 2010 sosyal yıkım yasaları eğitim alanını da etkiledi. Bu süreçte eğitim sisteminde önemli değişiklikler yapıldı. Bunlar içinde lise, ilköğretim okulları ve üniversiteleri ayrı ayrı etkileyen yasalar vardı.

Getirilen yasalar içinde kanaat notu (Kopfnoten), harçlar ve okulların özelleştirilmesi yer alıyordu. Geçen yıl Kasım ayında Almanya genelinde öğrenciler eğitim alanındaki politikaları protesto etmek için boykot eylemi yaparak tepkilerini göstermişlerdi. O süreçte1 Milyon lise ve ilköğretim okulu öğrencisi sokağa çıktı, okulları işgal etti.21 Mart günü lise öğrencileri Duisburg’ta yeniden sokaktaydılar. “Herkese eğitim hakkı, herkese parasız eğitim” sloganıyla düzenlenen eyleme, 300 kişi katıldı.

Eylemde Alman Antifalar’ın yanısıra Yaşanacak Dünya Gazetesi, AGİF ve ATİK de bayraklarıyla katıldılar.

Öğrenciler eğitimin özelleştirilmesi, merkezi sınav sisteminin kaldırılması, kanaat notunun kaldırılması, göçmen öğrencilere ikinci sınıf muamelesine son verilmesi, öğretmen açığının kapatılması, sınıflarda daha az öğrenciyle ders yapılabilmesi gibi taleplerini dile getirdiler. Eylemde; ”Bankalara değil, eğitime bütçe!” sloganı öne çıktı. Mikrofondan sıkça dile getirilense; ”Taleplerimiz kabul edilmediği sürece sokak eylemlerimiz ve boykotlarımız devam edecektir. Artık Fransızca ve Yunanca konuşacağız.”, ”Geleceğimizi siz değil biz belirlemek istiyoruz.”du.

Eyleme ilşkin öğrencilerin görüşleri: Ufuk (Fachabitur -üniversiteye hazırlık okulu öğrencisi) Bugün, eğitimin paralı hale getirilmesi ve aşamalı eğitim sistemine hayır demek için burdayız. Her bölgede öğrenci insiyatifleri var. Her inisiyatifin de kendi talepleri var.

Ama hepsinin ortaklaştığı temel talepler şunlar;
1) Öğrencileri denetlemek için kafa notu (kanaatnotu) denilen bir sistem çıkarttılar. Kanaat notu tamamiyle öğretmenlerin insiyatifine bırakılmış. Bu şekilde öğrencinin geleceği tamamiyle öğretmenin kanaat notuna bırakılmış oluyor. Bunun kaldırılmasını istiyoruz.

2) Merkezi sınavların kaldırılması. Okul bittikten sonra (abitur) öğrenciler merkezi sınava tabii tutuluyor. Bu öğrencilerin geleceğini belirleyen bir sınav. Üç senelik abitur eğitiminden sonra öğrencinin geleceği üç saat süren bir sınava bırakılıyor. Bu sınavı başaramazsa üç sene içinde elde ettiği toplam notlarının yüzde ellisine yakını gidiyor. Öğrenciler de; “Kendi geleceğimizi kendimiz belirlemek istiyoruz!” diyorlar.

3) Biz göçmen öğrenciler ikinci sınıf muamelesi görüyoruz. Bunun kaldırılmasını istiyoruz.

4) Eğitimin özelleştirilmesine karşıyız.

5) Daha küçük sınıf ve daha fazla öğretmen istiyoruz.

Genel taleplerimizin dışında, okullarda politik faaliyet yürütme hakkı yok. Politik faaliyet yürüttüğünde baskı altına alınıyorsun. Örneğin bu eylemi örgütleyenlere uyarılar geldi. Bu uyarılar para cezası veya okuldan atılma tehdidi biçimindeydi. Öğrencilere yaklaşım okul yönetimlerinin insiyatifine bağlı. Okul yönetimleri ortak karar almıyor.

12 Kasım’da yaşanılan boykotta bazı okullarda öğrenciler öğretmenler tarafından okullara kilitlendi. Bazı okullarda ise işgaller yapıldı, bu konuda en direnişçi okullar Aachen’daki okullar oldu. Bu eyleme katılım neden az sence? Bu eyleme politik olan öğrenciler katıldı. Boykot türü eylemlere öğrenciler daha fazla katılıyor. Aynı zamanda eylemin hafta sonuna denk gelmesi bana göre katılımı biraz daha düşürdü. Bir de buradaki katılımcılar daha bilinçli kesim.
28 Mart’ta Berlin ve Frankfurt’ta krize karşı merkezi eylemler yapılacak.
Berlin’de yapılacak eylemden sonra Öğrenci Birliği Almanya genelinde bir toplantı yapacak. Bu toplantı Öğrenci Birliği’nin geleceğini belirliyecek. Aynı zamanda bu toplantı birliğin merkezileştirilmesini sağlayacak. Önümüzdeki hafta yapılacak eyleme sendikalar da destek veriyor ve çağrısını daha çok onlar yapıyor. GEW (Eğitim Sendikası) ve DGB. Tari : Bu eylem, Almanya’nın eğitim sistemini protesto eden bir eylem. Abitur öncesi eğitim 13 yıl sürüyordu, şimdi bunu 12 yıla düşürdüler. Eskiden 13 yılda yapılan eğitimi 12 yılda bitirmek zorundalar. Böylelikle gençler daha erken sisteme entegre edilmiş oluyorlar. “Kafa notu” diye bir şey getirdiler. Onunla öğrencilere baskı yapmaya çalışıyorlar. Öğrencileri sınıflandırıp sisteme hangisinin daha uyumlu olduğunu çıkartıyorlar. Almanya’nın ekonomisi eğitimin kalitesini düşürüyor.

Yabancıların eğitim yönünden bu sistem içinde şansları yok.
Burda üç aşamalı okul sistemi var. Gymnasium, Reaal ve Hauptschule. Hauptschule’de okuyanın geleceği yok. Agenda 2010 ile yeni eğitim sistemi oluşturuldu. Holdingler öğrencileri sınıflandırıyor. Bu üç aşamalı eğitim sistemi Holdingler tarafından geliştirildi. Bertelsman Holdingi Avrupa çapında bir holding bu onların geliştirği bir sistem. Bu eylem holdinglerin eğitime müdahalesine ve hükümetin holdinglerin geliştirdiği bu yasaları uygulamasına karşı.
Şimdiye kadar söylediklerim bu eylemin arka planını oluşturan etkenler. Başka bir yönü ise eğitimin daha pahalı olması. Eğitim için gerekli olan kitap, defter ve başka ihtiyaçlar daha pahalı. Üç çocuğu olan bir aile bu masrafları karşılayamıyor. Üniversitede harçların yükseltilmesi. Biz eğitimin parasız olmasını, herkese eşit eğitim hakkı verilmesini, aşamalı eğitim sisteminin kaldırılmasını, özelleştirilen okulların yeniden devletleştirilmesini talep ediyoruz. Holdingler okulların ve üniversitelerin bir kısmını satın aldılar. Elit okullar denilen okullar var. Burada daha farklı bir eğitim yapılıyor. Böylelikle holdingler kendilerinin ihtiyaç duyduğu öğrencileri belirliyorlar. Onları özel bir eğitime tabi tutuyorlar. Bu okullarda okumayan öğrencilerin geleceği yok. Herkesin eşit bir eğitm hakkına sahip olmasını istiyoruz.

Bu eylemi Bağımsız Öğrenci Birliği düzenledi. Essen ve Duisburg öğrenci birliği. Bu birlik geçen sene Ekim ayında oluşturuldu. Bunun oluşturulmasının nedeni, resmi öğrenci temsilciliklerinden ayrılmak. Öğrenci temsilcilikleri okul idareleriyle çalışıyor. Haziran ayında Almanya genelinde boykot haftası planlıyoruz. Üniversite ve lise öğrencilerinin birlikte düzenleyeceği eylemler olacak. Devletin eğitim politikalarına karşıtlık bu eylemlerin esasını oluşturacak. Ve bütçenin bankalara değil, eğitime ayrılması talebini de yükselteceğiz.