Avrupa’da yaşayan göçmen emekçilerin sesi yasanacakdunya.net » Örgütü, partiyi, sınıfı örgütlemeye!
Posted: Ocak 15th, 2010, by

Örgütü, partiyi, sınıfı örgütlemeye!

Bir grup ihtilalci komünistin TİKB 4. Konferansı Sonuç Bildirgesi üzerine yaptığı değerlendirme

Öfkeliyiz… Üzgünüz… Umutluyuz…

Üzgünüz; Çünkü alnımızda ikinci kez, uzun sürelere yayılmış bir tasfiyecilik lekesi var.

Ökeliyiz; Çünkü özü ile sözü bir örgüt yaratma iddiasından örgüt var mı yok mu tartışmalarına malzeme olduk.

Üzgünüz; Çünkü her defasında parçayı koruma sevdasından bütünü zedeleme, tahrip etme alışkanlığımızdan kurtulamadık.

Öfkeliyiz; Çünkü Parti, Parti, Parti sloganı ile ölümsüzleşen şehitlerimizin kan bedeli yarattıkları örgütün yüzüne kara çaldık.

Üzgünüz; Çünkü bu topraklarda ihtilalci komünist parti ihtiyacını karşılayabilecek bir mayaya sahip bir geleneği dosta düşmana alay konusu yaptık.

Öfkeliyiz; emperyalist kapitalist barbarlık karşısında darmadağınık ve sahipsiz işçi sınıfını şu anda ortada bıraktık.

Üzgünüz; Çünkü 12 yıldır örgütün en yüksek karar mekanizmasını toparlayamamışız; toplanmasına karşı her türlü gerici ayak oyununa karşı en hafifinden yumuşacık tutum alan bir önderliğimiz var.

Öfkeliyiz; Çünkü tarih karşısında suçluyuz. Sorumluyuz.

Üzgünüz; Geleneğimizi rezilce haraç-mezat toptan inkâr edenleri saflarımızda yetiştirdik.

Öfkeliyiz; Çünkü kaypak ara sınıf uzuvları on yıla aşkın bir süredir har vurup harman savurdular.

Dostlar…
Biz Antalya’da bulunan Alınteri okuru ve dostları 13.01.2010 tarihinde açıklanan 4. Konferans Sonuç Bildirisini üzüntü ile öğrenmiş bulunuyoruz. Uzun süredir bitirilen fiili çalışmanın da dışına düşürülmüş olan bizlerin üzüntüsü adı geçen zehirli kanın bünyeden atılmasından değildir. Koca 12 yıl boyunca en üst düzey karar alma mekanizmasının iş işten geçtikten sonra toplanmasıdır. “Ya Yürüyeceğiz Ya Çürüyeceğiz!” devrimci ileri çıkışımızla beraber İşçi kurultayı sonrasında başlayan ve giderek sistemli ve örgütlü mücadeleye girişen bu sağcı anlayışın ortaya çıkarılamaması, zamanında müdahale edilememesi ve sonrasında hem güç hem moral kaybına mal olan ama onlardan da önemli olan kan bedeli yaratılan geleneğimizin saygınlık kaybı ve olanakların, emeklerin heba edilmesidir.

Dostlar…
Umutluyuz… Zira umudumuz kof bir duygudaşlıktan değil bu topraklardan gelenek yaratan geleneğimizden geliyor. Umudumuz yaşadığımız sürecin adını cesurca adlandırmamızdan geliyor. Umudumuz militan sosyalizmin 21. yüzyıla yazılacak bir parti iddiamızdan geliyor.

Dostlar…
Adına Konferansın ayrılık dediği (fakat bizim anlamlandıramadığımız) tanımlama gözden geçirilmelidir. Zira hizip, yatay ilişki dâhil her türlü tüzük suçu işleyen bu iflah olmaz entelektüel gevezelerin ayrılık muamelesi görmelerinin tek esprisinin, o her cümlesinde ruhsuzluk, çok bilmişlik, rezilce inkârcılıkla doldurdukları sağcı platformdan mı geliyor? İşledikleri fiili suçlar bir kenara bırakılırsa dahi konferans iradesine kendini dayatmanın tek karşılığı kapı olması gerekirken bu ara sınıf temsilcilerine siyasal prestij sağlayacak bölünme, ayrılma gibi argümanlar gözden geçirilmelidir.

Dostlar…
İrin patladı, kan aktı. Temizlendik demiyoruz ancak bünye çürümekten kurtuldu. Şimdi yürüme zamanıdır. İşçi sınıfına her koldan yönelme, onu anlama, ondan öğrenme öğretme zamanıdır. Salt gecekondularda işçi evlerine tabi olmadan en başta sanayi sitelerine yerleşme zamanıdır. Onun örgütlenme başta olmak üzere kültürel sosyal sorunlarıyla yoğrulmuş bir siyasal sınıf örgütü zamanıdır. Buradan yürüyeceğiz ve öğreneceğiz. Birikmiş bir dizi sorunla birlikte yeni tipte ihtilalci komünist parti ihtiyacını da buradan çözmeliyiz. Yürürken teorik ihtiyaçlarımızı gidereceğiz. Teorik faaliyeti kendinden menkul bir faaliyet olmaktan çıkarıp onu işçi sınıfının ve örgütlenmesinin ihtiyaçlarını giderecek tarzda örmeliyiz.

Dostlar…
Yasal zeminin istismarı da dahil başta kendimizi görme, yenileme ve geleceğe hazırlanma anlamında en geç … ayda bir olmak üzere … aylık periyodik toplantılar örgütlenmelidir. Ancak bugünkü dağınıklığa son vermek, kafa karışıklığını ortadan kaldırmak için ileri düzeyde taraftarlarımızın da katılacağı tartışmalar düzenlemek elzemdir. Derdi olan derdini koymalı, kolektif bir yenilenme ile çıkmalıyız bu süreçten. Ayrıca en geriden en ileriye süreci değerlendirme yazıları istenmelidir. Işık, daha çok ışık şiar edinilmelidir.

Dostlar…
Varsın düşmanlarımız sevinsin. Dost bildiklerimiz gülsün. Gerçek dostlarımız ağlasın. Bütün bunların vebalini kara bir leke olarak alnımızdan silinceye kadar bize sürekli hedeflerimize sıkıca sarılmak düşer. Zira yere düşmeyen kalkmasını bilmez. Köklerimizden yeniden ayağa kalkmanın sorumluluğu da onuru da bizim olacak.

Dostlar…
Sayfalar dolusu laf ebeliklerine rağmen savunduklarını iddia ettikleri sosyalizmin militan ruhundan yoksun gevezelere yolunuz açık olsun demekten başka niyetimiz yoktur. Zira gittikleri yol, en pespaye aydın mahallelerinin sarı sayfalardır.

Dostlar…
Umutluyuz. Zira konferansımız “işçi sınıfı da komünist hareket de kendi cephelerinden yeniden doğmanın sancılarını yaşayan sosyalist hareketle işçi sınıfı hareketinin devrimci militan bir sosyalizm çizgisinde buluşarak birbirlerini bütünleyip güçlendirmeleri imkânı ve potansiyellerini de taşıyan bir döneme giriyoruz” tespitini yapmıştır.

Felce uğratılmış kolektifimizin yanında kaybedecek başka bir şeyimiz yoktur. İşçi sınıfının azgın sömürü koşulları altında yenilmişliğinden, parçalanmışlığından, deyim yerindeyse felce uğratılmışlığından çok da bağımsız değildir yaşadıklarımız. Yenilgiler öğreticidir. Öğreneceğiz. Öğrenirken yürüyeceğiz, yürürken öğreneceğiz.

Biz Antalya’dan Alınteri okuru ve dostları olarak az da olsa emeğimizin geçtiğine inandığımız hareketin uğratıldığı bu akıl almaz süreci kabul etmediğimizi, etmeyeceğimizi ilan edereriz. Şehitlerimizin kanları, binlerce işçinin, emekçinin, devrimcinin ödediği bedellerle yaratılan Geleneğimizin geçmişine hak ettiği saygıyı son kertesine kadar gösterilmesini talep ediyoruz. Sağcı entelektüel cemaati mahkûm ediyoruz. Ve yüreğinde devrim ve sosyalizm kaygısı taşıyan her işçiyi, emekçiyi, okuru, sempatizanı, taraftarı ve kadroları işçi sınıfının ve onun biricik savaşım kurmayı olan PARTİ’yi örgütlemeye çağırıyoruz.

Antalya’dan bir grup ihtilalci komünist