Avrupa’da yaşayan göçmen emekçilerin sesi yasanacakdunya.net » Stuttgart’ta çalışma yaşamı üzerine
Posted: Mart 28th, 2010, by

Stuttgart’ta çalışma yaşamı üzerine

Yazar Günter Wallraff’ın katıldığı ve Stuttgart’in işletme ve fabriklarında yaşananların birinci ağızdan dinlendiği bir söyleşi yapıldı

Hizmet sendikası Verdi’nin Stuttgart şubesi, 26 Mart cuma günü Günter Wallraff’la söyleşi düzenledi. Yazarın son araştırma kitabı “Güzel, Yeni İş Dünyasından“ın tanıtıldığı etkinlikte, kitaba konu olan işçilerden bazıları, kendi deneyimlerini anlattılar. Stuttgart’in işletme ve fabriklarında yaşananlar, birinci ağızdan duyulmuş oldu. Verdi Stuttgart Başkanı Bernd Rixienger’in moderatör olarak yer aldığı etkinliğe, yaklaşık 150 kişi katıldı.

Etkinliğin en güzel yanı, hizmet sektörüyle sınırlanmadan, geniş bir yelpazeden otomobil ve metal işkolundan da canlı tanıkların konuşmasıydı. Sonuçta, birbirini çok andıran ama oldukça renkli bir tablo ortaya çıktı. Ücretlerin bastırılması, mobbing (yıldırma taktikleri), çalışma koşullarındaki gerileme, ayrımcılık ve kuralsızlaşmanın, Stuttgart bölgesinde nasıl somutlandığı ortaya konuldu.

Mobbing!

Mobbing’i işverenin psiko-terörü olarak tanımlayan Wallraff, son süreçteki “yaratıcı“ işten çıkarma gerekçelerini anlattı. “Kuşkuya dayalı atılmalar“ olarak adlandırılan bu tür işten çıkarmalarda, yönetim özel projeler geliştiriyor. Örneğin, kişilerin resimlerini tarayıp, kimin hangi hassas noktaları var, bu araştırılıyor. Ondan sonra da, belirlenen kişileri farklı yöntemler ve numaralarla sıkıştırmaya başlıyorlar.

İşyerine stajyer öğrenci kılığında dedektif sokup, bu dedektifi hedef kişinin üzerine salıyorlar. Sonra da “Sen çalışacağına şu kişiyle (dedektifi kastederek) sohbet ediyordun“ vb. gerekçelerle üzerine gidiyorlar, yazılı uyarılar veriyor ve işten çıkarmaya çalışıyorlar. Yine “iş saatinde alkol ikram etme“ vb. “yaratıcı dedektif“ numaraları da kullanılan yöntemler arasında. Bu arada, işi bittikten sonra, dedektifi de işten çıkarıyorlar, sanki sıradan bir işçi ya da stajyer gibi.

Saat ücretlisı!

H&M mağaza zincirinden, Trier’den bir işyeri temsilcisi, Damiano, son 10 yılda hisselerini yüzde bin artırmış olan bu tekstil tekelinin, işçileri hangi koşullarda çalıştırdığını şöyle anlatıyor:

Son bir yılda 250 yeni şube açılmış, ama sadece 50 kadrolu eleman alınmış. Şu anda birçok mağazada, çalışanların çoğu saat ücretlisi, yani gündelikçi bile değil, çalıştığı gün sayısı üzerinden değil, tamamen saat üzerinden ücret alıyor. Kadrolular giderek azaltılırken, “saat ücretliler“ çoğaldıkça çoğalıyor! Bütçemiz yetmiyor, eksideyiz vb. denerek, işçiler evlere gönderiliyor. Sonra da, evleri arayıp, telefonla insanları çağırıyorlar. Sürekli bir belirsizlik yaşatılıyor çalışanlara. İşçilerin nerdeyse yüzde 80′i saat ücretlisi.

Yine H&M’in özürlü işçilerinden sorumlu temsilci olan ve 12 yıldır bu firmada çalışan Ruja, bu kez özürlülere, kanser ve multiple sklerozis hastalarına yapılanları anlatıyor:

Hiçbir gerekçe bildirmeden bir arkadaşı kovmuşlar. Normalde hem kendisine hem de temsilci olarak bana bildirilmesi gerekiyor. Ben sürekli bir şeyleri zorladığım için, ince buz üzerinde geziniyorsun, konuşmalarına dikkat et, vb. uyarılar alıyorum.

Modüler fabrika

Daimler’den Alternative Temsilcisi Tom Adler ise, Daimler’in nasıl yeniden yapılandırıldığını şöyle anlatıyor:

Farklı yan sanayi katmanlarında saat ücreti brüt 7 euroya işçi çalıştırılıyor. Bu gerçeklik, sadece Unterturkheim’a özgü değil. Çok katmanlı sistemde iş güvenliği diye bir şey kalmıyor. Şu anda Daimler’de neredeyse yarısı kadrolu değil. Temizlik, güvenlik vb. taşeron firmalar tarafından yürütülüyor. Bu ise, ücretleri aşağı çekmek için sürekli bir basınç oluşturuyor. Temizlik işçileri arasında cinsel taciz vb. birçok saldırı yaşanıyor.