Avrupa’da yaşayan göçmen emekçilerin sesi yasanacakdunya.net » Madenci katliamı Köln’de protesto edildi
Posted: Mayıs 23rd, 2010, by

Madenci katliamı Köln’de protesto edildi

Yaşamevi, Zonguldak maden ocaklarında yaşanan katliamı protesto etmek için 22 Mayıs Cumartesi günü saat 14.00′de bir eylem yaptı.

Eylem göçmen emekçilerin yoğun yaşadığı Mülheim semti Winerplatz’da gerçekleşti. Yaşamevi imzalı, Almanca “Madencilerin katili kapitalizmdir” yazılı pankart açılıp, Almanca ve Türkçe açıklama okundu.

Sıkça “Yaşasın enternasyonal dayanışma” sloganı atıldı. Bildirilerin dağıtımından sonra eylem sonlandırıldı.

Yaşamevi’nin yaptığı açıklamayı olduğu gibi yayınlıyoruz:

“Madencinin katili taşeronluk sistemi

Türkiye’de taşeron sistemiyle işletilen maden ocaklarında hala oluk oluk işçi kanı akıyor. Önlem alınmadığı, denetim yapılmadığı için bu çağda hala grizu patlamasından insanlar ölüyor. Yine Zonguldak’ta kömür çıkartılan bir maden ocağı 30 işçiye mezar oldu.

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessesesi maden ocağında 17 Mayıs günü gerçekleşen grizu patlamasında yerin 540 metre derinliğinde çalışmakta olan 30 işçiyle her türlü bağlantı kesildi. İşçilerin çalıştığı yere inen asansörün halatları koptuğu gerekçesiyle, oraya 2,5 kilometre uzak bir yerden ulaşılmaya girişildi. Her taraf göçük ve kayalık, asansörün tamiri bahanesiyle 3 gün kaybedildi. Oluşturulan kriz masası, kamu ihalelerinin bir numaralı müşterilerinden ve maden ocağına gömülen 30 işçiyi de çalıştıran Yapı-Tek şahsında taşeron tekellerini aklamakla uğraştı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız başından beri olay yerindeydiler; güya çalışmaları yönetip yönlendiriyorlardı. Timsah gözyaşları döktüler, asıl olarak da katliamı meşrulaştırmak için uğraştılar. Katliamın üzerini “Bir ihmal gözükmüyor”, “Buraya şimdi bile çalışma ruhsatı verebiliriz” diyerek kapatmaya çalıştılar.

Hem madenci yakınları hem de Maden Mühendisleri Odası sorumluların adresini net olarak verdiler: Taşeron sisteminin yarattığı bir sonuçtur bu! Bu madenlerin denetlendiği iddiası ise gerçek anlamda bir aldatmacadır. Denetimi yaptığı söylenen mühendislerin maaşını bile taşeron firmaları ödüyor. Bu durumda kim kimi nasıl denetleyecek?

Kurtarma rezaletiyse, kurulan kriz masası şahsında bir devletin fotoğrafıydı. Asansör bozuk diye göçüğe 2,5 km uzaktan girilmeye çalışıldı. 3 gün asansör tamiriyle oyalanılmış, “işçilerin olduğu yere ulaşmamız 4 gün daha sürer” açıklamaları yapılmıştı. Başbakan “Kim ki hemen ulaşılabilir diyorsa sizi kandırıyor” diyordu. Nihayet asansör tamir edildiğinde, işçilerin sığındıkları yerde göçük olmadığı, ölü bedenlerin asansöre yakın bir yerde yattıkları görüldü. Asansörün dibinde kurtarılmayı bekleyen işçiler, kriz masasının taşeronluk sistemini ve kendilerini aklamayla uğraşması sonucu göz göre göre resmen katledildiler.

Bu katliamın sorumlusu taşeronluk sistemidir. Olay özgülünde de Yapı-Tek taşeronudur. Bu katliamın sorumlusu “kaderinize boyun eğin” diyen, acı ve öfkesini yüzüne tükürenlere kurşun sıktıran, gözaltına aldırtan başbakan Erdoğandır. Bu katliamın sorumlusu “Şimdi bile buraya çalışma ruhsatı verebiliriz” diyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’dır.

Bu katliamın sorumlusu TTK Genel Müdürü Burhan İnan’dır. Bu katliamın sorumlusu Zonguldak Valisi Erdal Ata’dır. Kriz masasında çözüm üreten değil, katliamı aklamaya çalışan bu isimler istifa edip yargılanmalıdır.

Bu katliamın sorumlusu bir bütün olarak kapitalizmdir!

Türkiye’de son 5 ayda meydana gelen maden facialarında 62 işçi yaşamını yitirdi. Türkiye’de sermaye kölece çalışma koşullarında, iş cinayetleri konusunda Çin’le yarışıyor.

İşçinin teri ve kanıyla beslenen kapitalizm tarihin çöplüğüne gönderilmeden benzer acıları yaşamaktan kurtulamayacağız. Kuralsız ve ağır çalışma koşullarını dayatan taşeronluk AB ülkelerinde, buralarda da çarkını işletiyor. Ucuz emek sömürüsüne dayalı ve giderek yaygınlaştırılan bu sistem, dünyanın her yerinde yasaklanmalıdır.

Faşist Türk Devleti kendilerine yöneltilecek olan haklı öfkeden korkup, cenazeleri kaçırarak geniş katılımlı törenler düzenlenmesini engellediler! Göçmen emekçiler olarak, madenci yakınları başta olmak üzere, Türkiye işçi sınıfının acısını paylaşıyor, öfkemizi hesap sorma bilincine dönüştürelim diyoruz!..

22 Mayıs 2010

YAŞAMEVİ”