Avrupa’da yaşayan göçmen emekçilerin sesi yasanacakdunya.net » “Yoksulluk ve sosyal dışlanmayı”
Posted: Haziran 23rd, 2010, by

“Yoksulluk ve sosyal dışlanmayı”

“Yoksulluk ve sosyal dışlanmayı” sosyalizm bitirir

AB emperyalistlerinin izledikleri politikalarla milyonlarca insanı açlığa ve sefalete sürükledikleri artık gözlerden saklanamaz bir gerçeklik. Avrupa ülkelerinin hemen hepsinde sefalet sokaklara taşmış durumda. Dilenen, sokaklarda yaşayan, sofralardan (aşevleri) karnını doyurmaya çalışanlarının sayısının bir önceki yıla göre dahi hayli arttığı çıplak gözle bile görülebiliyor.

Bu yüzden, emperyalistlerin bütün “etkili yetkilileri” demogojik söylemlere baş vurmak zorunda kalıyorlar. Maaşların dondurulması, çalışanlar üzerindeki vergilerin artırılması, işten çıkarmaların hız kazanmasıyla “kemer sıkma politikaları” sefaletin binini bir para yaparken, öte yandan “2010 yılını yoksulluk ve sosyal dışlanma karşıtı yıl” ilan ediyorlar. AB Komisyon üyeleri başta olmak üzere “2010 yılında işsizlik yoksulluk sefaleti düşürmekten” dem vuruyorlar.

Fakat ikiyüzlülüklerinin pullarını yine kendi araştırmaları döküyor. Gerçek rakam çok daha yüksek olmakla birlikte, AB’nin kendi araştırmalarında dahi “AB ülkelerinde nüfusun yüzde 17’sinin yoksulluk sınırı altında yaşadığı, Letonya ve Romanya’nın başı çektiği” itiraf ediliyor. Tabi geçici bir tablo olduğu ve krizden kaynaklı olduğu da eklenerek. Onların yoksulluk sınırının altında olma kriteri, ülkenin ortalama gelirinin yüzde 60′ından daha az gelire sahip olma ile belirlendiği düşünülürse bu rakamın beşe katlanacağı çok açıktır.

Avrupa’da 2010 ve ilerleyen yıllarda yoksulluk ve sefaletin azalması bir yana tüm hızıyla derinleşecek. Yunanistan, yüzde 20′leri geçen işsizlikle İspanya, İtalya, Portekiz, Romanya; emperyalistlerin yeni “kriz yönetimi” politikaları gereği yoksulluk ve işsizlikte başı çekiyor. Benzer politikalar diğer ülkelerde hızlandıkça sefalet derinleşecek. Örneğin Avrupa’nın lideri, zengin ülkesi denilen Almanya’da bakanların yaptıkları toplantılarda “Hedeflere varılması için insanların sosyal konumlarının iyileştirilmesi” denilirken dahi, aynı toplantıda krizin faturasının emekçilere nasıl giydirileceği hesapları masaya yatırılıyor. Hükümet ise tepkileri yumuşatmak için bankaların vergilerinin artırılabileceğini dillendirmek zorunda kalıyor.

Gemiyi terk edemeyen fareler
Yunanistan ekonomisinin iflas bayrağını çekmesi karşısında, Almanya ve Fransa başta olmak üzere kendi tekellerinin alacaklarını kurtarma peşinde olan çekirdek Avrupa ülkelerinin Yunanistan’a verdikleri “yardım” da, onları krizlerinin derinleşmesi kabusundan kurtaramadı. Maastricht anlaşmaları para birimleri Euro yaprak gibi titremekten kurtulamıyor. Azami karları uğruna battıkları borç batağından emekçileri bu batağa daha fazla iterek kemerlerimizi daha fazla sıkma yoluyla kurtulmaya çalışıyorlar.

İnsanca yaşam sosyalizmde
Yoksulluğu yenme, herkesin insanca yaşayabileceği koşullar yaratma hiç bir zaman sermayenin çıkarlarını savunanların yapabileceği bir şey olamaz. “Yoksulluğa ve sosyal dışlanmaya karşı mücadele” adı altında tersi yönde attıkları adımlar yapacaklarının göstergesi niteliğindedir.

Yoksulluk ve sosyal dışlanmayı çözmek, ancak sosyal bir sistemin, sosyalizmin gündemidir. Kapitalizm bu konuda kırıntılar verebilecek, demogojik adımlar atabilecek durumda dahi değil. En berbat ücretlerle, en astronomik sömürü yaratarak, azami karlarını korumak peşinde olma kuralı sürdükçe; işsizliğin azalması ve giderek kalkması, insanca yaşam, yaşanacak bir ücret mümkün olamaz.

İşsziliğin yoksulluğun sosyal dışlanmanın tamamen bitmesi, kapitalizmin olmadığı sosyalist bir Avrupa’da ve dünyada mümkündür.

Yaşanacak Dünya’nın 5. sayısından alınmıştır