Avrupa’da yaşayan göçmen emekçilerin sesi yasanacakdunya.net » Panama’da katliam ve genel grev!
Posted: Temmuz 16th, 2010, by

Panama’da katliam ve genel grev!

Panama’da faşist devlet yasalaştırdığı “Kanun 30” isimli “hak biçerdöver”ine karşı direnen işçilere saldırdı. 4 ölü, yüzlerce yaralı var. Ülkenin her yerinden direniş ve çatışma haberleri geliyor.
Faşist Panama devleti işçileri katlediyor. İşçiler genel grev genel direnişle yanıt veriyor…

Panama’da faşist devlet yasalaştırdığı “Kanun 30” isimli “hak biçerdöver”ine karşı direnen işçilere saldırdı. Ülkenin her yerinden direniş ve çatışma haberleri geliyor.

Panama’da işçiler haklarını ve onurlarını korumak için başeğmez bir militanlıkla dövüşüyor. Martinelli hükümeti kısa bir süre önce “Kanun 30” adında bir yasayı parlamentodan geçirerek yasalaştırdı. Kanun 30, ülkede “işçi hakkı” adına ne varsa hepsini gaspediyor. Grev ve direnişleri yasaklıyor, işçilerin bir araya gelerek eylem yapma ve örgütlenme hakkını yok sayıyor. Sadece işçi hakları mı? Öğrencilerin toplanma ve eylem hakkını, memurların sendikalaşma hakkını… kısacası muhalif tüm sesleri susturmayı hedefliyor. Patrona ise, istediği zaman ve tamamen keyfine göre işten atma hakkı veriyor.

Yasaya karşı direnen işçiye ölüm, öldüren askere ise ödül veriyor! Geçtiğimiz Salı günü yaşanan en canlı örneği Panama Komünist Partisi Başkanı Rodrigo Morales veriyor:

Boca del Toro bölgesindeki muz işçileri greve çıktılar. Faşist rejim, “Kanun 30”un geri çekilmesini isteyen işçilere vahşice saldırdı. Tam teçhizatlı tam 2000 asker sayıları birkaç yüzü bulan işçileri otomatik silahlarla taradı. Şu ana kadar öğrendiğimize göre 4 ölü, yüzlerce de yaralı var.

İşçileri katlederek durduracağını sanan devlet, fena halde yanıldığını anlamak için çok beklemedi. Zira, muz işçilerine yapılan saldırı Panama’da adeta infial yarattı. Muz işçilerinin katledilmesine duyulan öfke, bir anda direnişi işçi direnişi olmaktan çıkartıp halk hareketine dönüştürdü.

Katliama öfke, ilk genel grevi örgütledi

13 Temmuz’da ülkedeki işçi sendikalarının ve örgütlerinin çağrısıyla Panama’da bir ilk gerçekleşti; genel greve gidildi. Ülkenin dört bir yanında yüzbinlerce işçi ve emekçi işbaşı yapmayarak, Panama tarihinin ilk genel grevine imza atıp sokaklara çıktı. Ülke bir anda başından sonuna direnişe kesti. Panama City’de onbinlerce işçi özgürleştirdikleri sokaklarda saatlerce kalarak devlete meydan okudular. Ülkenin diğer bölgeleri de farklı değildi.

Yasayı askıya almak zorunda kaldılar
Muz işçilerinin fitilini çektiği bombayı bir anda kucağında bulan faşist devlet, 3 Temmuz’da Panama Kanalı’nda 700 işçiyle başlayan fakat muz işçilerine saldırılmasından sonra kalan 500 işçinin de katılmasıyla bin 200 işçiye ulaşan grev ve öğrencilerin üniversite ve sokak işgallerinin üzerine binen genel grev ile sıkıştığı köşesinden “yasanın 90 gün boyunca askıya alındığını” geveledi. İşçi katili hükümet hemen ardından “iyi niyet gösterisi” olarak da tutuklanan 17 sendikacıyı ve önce işçiyi serbest bıraktı.

Devlet geveliyor ama işçi sınıfı tok ve net konuşuyordu: “Ya yasa geri çekilir ya da genel grev-genel direnişe devam ederiz!”

Direnişin büyüklüğü ve yaygınlığı karşısında faşizm bir kez daha en iyi bildiği şeye başvurdu; insan avına başladı. Direnişe önderlik eden sendikacılar, öncü işçiler, üniversite öğrencileri ve reform yanlıları gözaltına alındı, işkencelerden geçirilip tutuklandı.

13 Temmuz’da işaret fişeği çakılan direniş, olanca hızıyla sürüyor. Ülkenin dört bir yanında işçiler grev yapıyor, öğrenciler dersleri boykot ediyor, okula sadece işgal için gidiyorlar. Yek vücut olmuş Panama işçi ve emekçilerinin iki temel talepleri var; “Kanun 30 geri çekilsin” ve “Muz işçisi kardeşlerimizi katledenler yargılansın.”

Panama’da grev ve direniş devam edecek mi? Cevabı Komünist Partisi Başkanı Morales veriyor:
Panama işçi sınıfı bu gerici, faşist saldırıya karşı direnişini sürdürecek. Kanun 30′u geri çektireceğiz. Bunun için çalışıyoruz. Önümüzdeki kısa dönemde sendikal birliği sağlamak ve tüm eylemleri merkezileştirmek için uğraşacağız. Bunu sağlamamız önemli. Panama işçi sınıfı militan bir mücadele veriyor. Bu mücadeleye devam etmesi için biraz da proleter enternasyonalizmine ve militan dayanışmaya ihtiyacı var. İşçi sınıfının diğer bölüklerinden dayanışma bekliyoruz.

Yine “Şam Şeytanı”
panamaPanama’da devlet yapmayı planladığı neoliberal düzenlemelerle, ülkeyi yeni bir düzlemde sömürü ve talana uygun hale getirmeye çabalıyor. Yeni düzlemde mümkün olduğu kadarıyla da az çatlak ses duymak istiyor. Çatlak sesler de bir tarafa bu süreçte ayağına dolanacak, planları sekteye uğratacak hiçbir şeye tahammülü yok. Üstüne üstlük acelesi de var, çünkü bu yıl içinde ABD ile serbest ticaret anlaşması imzalamaya hazırlanıyor.

Panama’nın, jeostratejik öneme sahip “Panama Kanalı” nedeniyle ABD başta olmak üzere empreyalist cephenin nezdende önemi büyük. Atlantik’e (oradan da tüm dünyaya) açılan bir geçiş ve bağlantı noktası çünkü. Kolombiya ile olan sınırı da ülkeyi ABD için önemli kılan bir başka etken. Bu ve diğer nedenlerle kurulduğundan beri ülkede mutlaka ABD askeri konuşlandırılıyor ve ABD’nin mutlaka askeri üssü bulunuyor.

Şu anda da ülkede ABD ordusuna ait Atlantik’teki hatırı sayılır büyüklükte üslerden biri bulunuyor. Askeri üs, faşist Panama rejimine ve ülkedeki devrimci mücadele nedeniyle Kolombiya devletine güvence sağlamanın yanı sıra, Güney Amerika’daki emperyalist güçleri de izleme ve kontrol altında tutmakla görevli.

“Kanun 30” sadece bir başlangıç. Bu kanun yasalaşırsa, neoliberal saldırıların devamı çok daha güçlü ve dizginlerinden boşanmış şekilde gelecek. İşçi haklarının tamamen biçilmesi, toplumun dinamik unsurlarından üniversite gençliğinin üzerinde terör estirilmesi, memurların cendereye alınması, tarımın yok edilmesi vb. saldırılarla ülke, neoliberal talana çıkacak yola hazırlanıyor.

O yolun sonunu gören Panamalı işçi ve emekçilerse, genel grev genel direnişle çiğnenmemiş bir yolun yolculuğuna hazırlanıyor…