Avrupa’da yaşayan göçmen emekçilerin sesi yasanacakdunya.net » Annette Groth’la Barış Filosu Söyleşisi
Posted: Temmuz 25th, 2010, by

Annette Groth’la Barış Filosu Söyleşisi

Linke Partei (Sol Parti) milletvekili Anette Groth’la, 22 Temmuz’da Stuttgart Ost, AWO’da Filistin üzerine bir tartışma toplantısı yapıldı.Yaklaşık 40 kişinin katıldığı bu etkinlikte, kendisi de Barış Filosu’na ati bir gemide bulunan Groth, İsrail özel timlerinin baskını sırasında ve sonrasında yaşadıklarını anlattı ve linke Partei’in Filistin konusundaki görüşlerini açıkladı.

Groth, yaşlı bir Israilli’nin sözleriyle başladi:

“Soykırım Kurbanlarının Yasadışı Göçü İnisiyatifi’ne üye yaşlı bir İsrailli, barış filosuna yönelik İsrail saldırısını tanımlarken, bir benzetme yapti: ‘O zaman da (2. Dünya Savaşı) bizim gemilerimize ateş açmışlardı. Şimdi de benzer sahneler yaşanıyor. Biz kovuşturulanken, kovuşturan olduk. Acımasız bir halka dönüştük. İsrail kendi yaşama şansını ortadan kaldırıyor’.

Biz 3 gün gözaltında kaldık. Kameralarımız alındı, laptoplarımız yoktu tabii. Bütün telefon ve adres bilgileri, fotoğraf vb. malzemelerimiz, Mossad’a, İsrail ordusuna ve belki de diğer istihbarat örgütlerine gitti. Inge’nin (linke milletvekili) değerli tum eşyaları kayıptı. Norman Paech’in resimleri de gitmişti. Gözaltından çıktıktan sonra, Norveç basını benimle röpörtaj yaptı. İlk sordukları soru, Almanya’nın İsrail’e hediye ettiği askeri denizaltıya ilişkindi. Alman yasalarına göre, „Kriz bölgelerine silah ihracatı yapmak yasak“, ama silah ihracatı devam ediyor yine de.

Barış örgütleri üzerinde devlet baskısı

Shalom vb. barış örgütlerinin üyeleri üzerinde devlet baskısı artıyor. İsrailli bir milletvekilinin dokunulmazlığı kaldırıldı. Uri Avneri bunu çok özlu ifade ediyor: „Önce Hamas’ı kovup atacaklar, sonra El Fetih’i, sonra da İsrailli barış aktivistlerini vatandaşlıktan çıkaracaklar“. Son dönemde Filistin kökenli İsrail vatandaşlarını vatandaşlıktan çıkarma girişimleri arttı. Gazze’ye sınırdışı edilebiliyor, askeri mahkemelerde yargılanıyorlar. STK’larda çalışan yabancı kökenli barış aktivistlerine bunu yapıyorlar.

Play Station Gibi Cinayet

İsrail basınına yansıyan bilgilere göre, askerler bir bilgisayarın başında oturup, duvara iki yanadan yaklasan insanları izliyorlar. Bir düğmeye basarak, makineli tüfekleri harekete geçirip, insanları öldürebiliyorlar. Onlarca insan böyle öldürüldü. Play station mantığı bu.

Bir başka gelişme ise, Alman askerlerinin İsrail askerleriyle ortak tatbikatı. Birlikte büroda oturup, pilotsuz uçaklardan canlı olarak geçen mobil kamera görüntülerini izliyorlar. Ve yine tek bir düğmeyle uçakta bulunan silahları ateşleyebiliyorlar.

İngiliz gazetesi Guardian’a göre, İngiltere’de yahudi kökenli profesör ve öğrenciler İsrail’e karşı boykot çağrısı yaptılar. İsrail parlamentosu, boykot çağrısı yapanlar için bir yasa çıkardı. 10 yıl İsrail’e girmeme cezasıni kapsıyor yasa. Hayfa’da bu dilekçeyi imzalayan bir profesör, „Bizi susturmaya çalışıyorlar“ açıklaması yaptı. Polis devletine dönüşüyor İsrail. Geceleri Filistinlilerin evlerine giriyorlar, sularını kesiyorlar. İsrailli yerleşimciler ise, alabildiğine sağcı ve evlerini elde tutmak için her şeyi yapabilecek durumda.“

Soru-yanıt bölümünde, Yaşanacak Dünya muhabiri, „İHH nasıl bir STO? Türk gemisinde kimler vardı? Erdoğan ve Türkiye, Arap halkları nezdinde bir numara oldu, ama Türkiye-İsrail’le askeri tatbikatları ve anlaşmaları sürdürüyor. ABD ve İsrail’in en büyük stratejik ortağı Türkiye. Büyük Ortadoğu Projesi’nde Türkiye’ye biçilen rol hakkında ne düşünüyorsunuz?“ sorusunu sordu. Groth, yanıt olarak, „IHH tutucu bir yardım örgütü, 60′dan fazla ülkede faaliyet yürütüyor. Haiti depremine ilk müdahale edenlerden biriydi. BM, finans kaynaklarını da araştırarak, resmi olarak IHH’yi bir STK olarak kabul etti. Brot für die Welt vb. katolik, protestan yardım örgütleri gibi. IHH’nin Frankfurt’ta neden yasaklandığını anlayamadım. Ölümlere rağmen, İsrail-Türkiye hemen olayın ardından askeri tatbikat yaptı. Türk hava sahasında ortak uçuşlar yapıyorlar. Türkiye’nin rolü, araştırmacı gazetecilik alanına giriyor“ dedi.

Almanya’da Alman, Filistin’de Filistinli!

Filistinli bir dinleyici, Alman vatandaşlığını alırken, imzalamak zorunda kaldığı belgeden söz etti. Alman kimliğini alabilmek için „İsrail ve Filistin’de, bir Alman olarak değil, bir Filistinli olarak muamele göreceğimi kabul ediyorum“ anlaminda bir belge imzalamak zorunda kaldı. Politik göçmenlere, „sol örgütlerden ve derneklerden uzak durma“ belgesi imzalatan Yabancılar Dairesi’nin Filistinlilere muamelesi de böylece açığa çıkmış oldu.