Avrupa’da yaşayan göçmen emekçilerin sesi yasanacakdunya.net » Aynur Çamalan’la Hamburg’da
Posted: Ekim 17th, 2010, by

Aynur Çamalan’la Hamburg’da

TEKEL Direnişi’ne katıldığı için işten atılan Aynur ÇAMALAN‘ın direniş tecrübelerinin anlatıldığı etkinlikler dizisinin dördüncüsü 16 Ekim‘de Hamburg’ta yapıldı. Söyleşiden önce “TEKEL Direnişi’nden TÜBİTAK Direnişine” adlı slayt gösterildi.

Slayt gösteriminden sonra, Yaşanacak Dünya Gazetesi adına yapılan konuşmada, kapitalist sistemin yapısal zaaflarına, sistemin candamarları sıkıştıkça daha saldırganlaştığına, neoliberal birikim politikalarındaki tıkanmanın yeni bir kriz doğurduğuna, çelişkilerin gittikçe derinleştiğine ve bu çelişkilerin yeni düzenlemelere uygun bir sıçrama yapmayı zorunlu kıldığına değinildi:

Burjuvazi bir yandan emeğin tarihsel mücadeleler sonucu kazanılan haklarını topyekün tırpanlamaya çalışıyor. Bunu yaparken bir yandan da toplumsal muhalefeti kırmak için “açık terörcü” yasaları devreye sokuyor. Bu kapitalist sistemin karakteristik çözümü. Avrupa emperyalist devletleri krizlerini atlatmak için yıkım paketlerini ortak bir şekilde çıkartıyorlarsa, buna onların anlayacağı dilde topyekun sokağın diliyle konuşarak cevap olmalıyız.” dedi.

Sınıf cephesinde verilen tüm direnişleri sahiplenmek ve bu direnişleri ortaklaştırma ve büyütmenin gerekliliğine değinildikten sonra, kendi direnişini onun dilinden dinleyelim diyerek sözü Aynur ÇAMALAN aldi:

Seyrettiğim slaytla süreci tekrar yaşamış gibi oldum. İşe girdiğim ilk gün patronlar sendikalı olmamızı söylediler ve ben de sendikalı oldum. Sendikal mücadelem böyle başladı. İşyeri temsilciliğinin seçilmesi, mutfakta çalışan işçilerin atılmasına karşı yapılan mücadele, ‘AKP’ye dur de!’ eyleminin örgütlenmesinde verdiğim mücadeleler sonucu sendika ve patronları karşıma alan bir pozisyona girdim. Uyarı ve ihtarların arkasında TEKEL Direnişi’ne destek vermem sonucunda 4 Mart’ta işten atılmam… TÜBİTAK önünde 125 günlük direnişim… Kızımın ameliyatı ve Avrupa’daki etkinlikler programı nedeniyle eylemime şimdilik ara verdim. 20 Ekim’de direnişe kaldığım yerden devam edeceğim. Fakat bu sefer, özellikle TEKEL, UPS, Türkan Albayrak, Zeynel Kızılaslan ve benim direnişlerimizi nasıl ortaklaştırabilirize kafa yormak ve zorlamak gerekiyor” dedi.

Katılan konuklardan biri, “Takip ettiğimiz kadarıyla, daha önce Gebze TÜBİTAK’ta işten atılan altı işçinin daha sonra direnişe geçmeleri sizin direnişinizden etkilenmeleri sayesinde değil mi? Bu konuda ne söyleyeceksiniz?” sorusuna Aynurun yanıtı:

Evet etkisi oldu. Aynı zamanda bu işçiler gerçekten haksız yere işten atılmışlar ve sendika bunlara şunu söylemiş: ‘İşten atıldığınızı kimseye söylemeyin yoksa TÜBİTAK sizleri kesinlikle işe almaz. Biz gereken hukuksal başvuruları yaptık’. Ben de bunu sendikanın genel kurulunda öğrendim ve onları ziyarete gittim. Konuşmalarımız üzerine direnişe geçtiler. Gebze’deki işçilerin direnişe girmelerini gerekçe gösteren sendika o güne kadar günde bir öğün gönderdiği yemeği kesti. Ben de, ‘Bizi açlıkla terbiye edeceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz’ diyerek 1 günlük açlık grevi yaptım. Bazı sendikalar ancak bu eylemden sonra benim eylemimi gündemlerine aldılar ve ziyaretime geldiler” biçimindeydi.

Katılımcılardan biri, “Bir birey olarak vermiş olduğunuz direnişiniz gerçekten anlamlı. Anne olmanız, kadın işçi olmanız ve direnişte karşılaştığınız bütün zorlukları dinlerken aslında unuttuğumuz birtakım değerleri de bizlere hatırlattığınız için teşekkür ederim” dedi.

Başka bir dinleyici de, “Öncelikle bir kadın direnişçi olarak sizin, üzerinize düşen görevleri yaptığınızı düşünüyorum. Yaşadığımız onur kırıcı davranışlara tavır koymaktan bile uzak olduğumuz bir dönemde, sizin hak arayışınız ve bunu sınıfsal temelde zorlamanız önemli. Bu konuda bizler buralarda neler yapabiliriz; siz döndüğünüzde direnişinize devam edeceksiniz, bizler senin direnişine nasıl bir katkı sunabiliriz” diyerek hem cesaretlendirici hem de gönüş alışverişi gerektiren bir soru ortaya attı.

Yaşanacak Dünya adına söz alan temsilci, “Direnişte bulunan, sınıf mücadelesi veren tüm işçilerin sesini uluslararası boyuta taşımak bizim kaçınılmaz görevimiz. Bunu bu kesitte burada senin nezdinde yapıyoruz. Ayrıca sadece Türkiye boyutunda değil burada yapılacak eylemlikler ve direnişlere de katılarak oralarda sizlerin sesini duyurmak önemli. Ayrıca Tez-Koop-İş burada Ver.di Sendikası’yla birlikte çalışıyor. Ver.di Sendikası’nı Tez-Koop-İş’in tutumuna ilişkin bir açıklama yapması için zorlarız. Başbakanlığa protesto faksları gönderilmesini örgütleyebiliriz. Bu biraz da senin yapacağın eylemliklerinle paralel işletilmesi gereken bir süreç
dedi.

Konuya ilişkin tartışmalardan sonra etkinlik bitirildi.