Avrupa’da yaşayan göçmen emekçilerin sesi yasanacakdunya.net » Tahrir Meydanı gösteri, kutlama ikileminde
Posted: Ocak 25th, 2012, by

Tahrir Meydanı gösteri, kutlama ikileminde

Mısır‘da halk ayaklanması ile gerici diktatörlüklerin simgesi Hüsnü Mübarek‘in devrilişinin üzerinden tam bir yıl geçti. Gerici diktatörlüklere karşı ayaklanmanın ve direnişin sembolü haline gelen Tahrir Meydanı‘ndaki 25 Ocak ayaklanmasının yıldönümü, alana gelenlerin sınıfsal ve siyasi duruşundan bağımsız olmayan şekilde “Anma” ve “Kutlama” bölünmesini yaşadı. Akşam saatlerinde Tahrir’e gelen binlerce kişiden bir kısmı, yeniden çadırlar kurarak, askeri yönetim lehine sloganlar attı.

Fakat Mısırlı emekçiler, muhalif kesimlerde baskın olan “Devrimin çalındığı” düşüncesi ve sistem sorgulamasına doğru evrilebilecek düşünce sistematiği. Bu kendini “Onurluca yaşam, sosyal adalet” olarak daha güçlü bir tarzda ifade ediyor. Hüsnü Mübarek’in 30 yıllık iktidarına son veren 25 Ocak ayaklanmasına öncülük eden gençlik örgütleri, ayaklanmanın “Onurluca yaşam ve sosyal adalet” amaçlarına ulaşılıncaya kadar kutlama yapmayarak gösterilere devam edeceklerini söylediler. “Halk ayaklanmasının amaçlarına ulaşılmadığını” söyleyerek “Kutlama değil gösteri” çağrısında bulundular. “Siyasi planda hedeflerin hiçbiri şu ana kadar gerçekleştirilemedi. Aynı rejim hala yönetimde. Aynı iş adamları, aynı kamu şefleri aynı kuruluşlar hiç değişmeden yerlerinde duruyor” düşüncesi alandaki emekçilerin ruh halini yansıtıyor.

Sabah saatlerinden itibaren ise Tahrir Meydanı’na akın eden binlerce kişi, ayaklanma sırasında yaşamını yitirenler için saygı duruşu yaparak dualar okurken, ardından meydanı dolduranların bir kısmı 25 Ocak ayaklanmasını kutlarken, çoğunlukta olan gençler ise askeri yönetim karşıtı sloganlar attı.

Kalınan yerden ileri
Aradan geçen bir yıl içerisinde Mısır halkı, Mübarek’in yargılanması, ülkede ilk defa demokratik seçimlerin gerçekleştirilmesi, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin tarihinin belirlenmesi, yeni anayasa yapılması, Mübarek döneminde tutuklanan tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması, siyasi parti kurulmasının kolaylaşması ve serbest bırakılması, özel televizyonların kurulmasına izin verilmesi gibi önemli kazanımları elde ettiler.

Kırk yıllık gerici diktatörlükle yönetilen bir ülke açısından sokağın ayaklanmanın gücüyle elde edilenler küçümsenemez. Fakat, 25 Ocak Devrimi sonrası, Mısırlı emekçiler için ekonomik alanda zorluklar katlanarak sürdü. Bir yıl içerisinde Mısır, döviz rezervlerinin yüzde 50’sini kaybederken, enflasyon artışlar gösterdi. Mısırlı işçiler ve emekçiler için yaşam koşulları daha da ağrlaştı. Bu sınıfsal “Bedel ödeme” nin alana yansımaması olanaksızdı.

Mübarek sonrası yapılan seçimleri kazanan dinci gerici Müslüman Kardeşler’in ayaklanmanın amacına ulaştığını belirterek kutlama yapmayı tercih etmesi, Tahrir’de dev bir kitlenin toplanmasını önlemek üzere yerelde taraftarlarına katılmama çağrısında bulunması, sistemin rötuşlarla sağlamlaştırılması biçimindeki ideolojik duruşlarından bağımsız değil.

Ayaklanmanın sonuçlarından memnun olan bir diğer kesim olan, mevcut durumda yönetimi elinde bulunduran Askeri Konsey, ülkede 30 yıldır süregelen olağanüstü halin bugün kaldırılacağını duyurdu. Askeri Konsey başkanı Hüseyin Tantawi, Mısırlılara, “Erkek kadın, genç yaşlı, Müslüman Hıristiyan, Mısır halkını birleştiren 25 Ocak ruhunu yaşatma” çağrısında bulundu.

Ancak genç aktivistler, 20 yıl boyunca Mübarek’in savunma bakanlığını yapmış, halk ayaklanmasını çalmakla suçladıkları Tantawi’nin olağanüstü halin kaldırılacağı açıklamasına inanmadıklarını söyledi. Aktivistlerden Ala El Aswani, “Devrimi kutlama değil, henüz ulaşılmayan amaçları için barışçıl gösteri yapmalıyız” derken, hala geçerli olduğunu söylediği devrim amaçlarını ise “Onurluca yaşam, adalet, şehitlerimizin katillerini yargılama ve asgari düzeyde sosyal adalet” olarak sıraladı.