Avrupa’da yaşayan göçmen emekçilerin sesi yasanacakdunya.net » Editörden

Editörden

Sevgili Yaşanacak Dünya okurları Merhaba
Uzunca bir aradan sonra, baharın bu ilk günlerinde hepinizi selamlamak ne güzel…
Gazetemize bu kadar uzun süredir ara vermiş olmamızın nedenlerini merak ettiğinizi biliyoruz. Yakın okur çevremiz bu nedenleri azçok biliyor. Fakat okur ağımızın biraz daha geniş halkası ve genel kamuoyu açısından bu nedenleri kısaca özetlemeyi sorumluluğumuzun gereği olarak görüyoruz.

Bu durumun asıl nedeni; gazetenin dağıtımında yaşanan tıkanma ve bu tıkanmanın yarattığı ekonomik darboğazdır. Ortaya çıkan bu tablo sonucu matbaa çıkışını gerçekleştiremez olduk. Sonrasında çeşitli çözüm arayışlarıyla birlikte, yakaladığımız çizgiyi, oluşturduğumuz birikimi internet gazeteciliğine taşıma seçeneğini gündemimize aldık. Bu seçenek giderek belirginleşmeye başladığında da bunun gerekli altyapısını oluşturma, uygun bir iç organizasyona gitme… vs. hazırlıklarına giriştik. Bütün bu arayış ve yeni düzleme geçme çabamıza, gelinen noktada sitemizin yayın hayatına başlaması ile nokta koymuş olduk.

Fakat şunu belirtelim ki internet gazeteciliği 21. yüzyılın bu öngünlerinde giderek yaygınlık kazanmış olsa da, basılı yayının yerini tümü ile doldurabileceğini düşünmüyoruz. Bu açıdan da gönlümüzde yatan, gazetemizi şimdi olmasa bile, ileri tarihlerde basılı olarak da çıkarabilmektir. Tüm okurlarımızı bu konuda duyarlı olmaya ve hep birlikte yarattığımız Yaşanacak Dunya geleneğini her iki biçimde de sürdürmek için dayanışma ve desteğe çağırıyoruz.

Sitemiz baharın bu ilk günlerinde yayın hayatına başladı. Sınıf mücadelesinin krizle birlikte giderek ısınmaya hazırlandığı öngünlerde… Avrupa’ya yüklenen “refah miti” tanımının sarsıntılı biçimde yıkılmasına tanık oluyor, sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz. Bugün artık işsizliğin, hayat pahalılığının, evsizliğin, eğitim ve sağlık da dahil pekçok yaşamsal ihtiyaca ulaşamamanın olgu halini aldığı bir Avrupa sözkonusu. On yılların bu en ağır krizinin ilk elde yarattığı sarsıntıların bundan sonra nasıl bir karakter kazanacağını öngörmek mümkün; çığlaşan işsizlik, yoksullaşma, yoksunlaşma! Bu aynı zamanda işçi ve emekçilerin üzerinde oynanan oyunlara hız verileceğini de gösteriyor.

Bunların başında geleni ise krizin ağır faturasının uzunca bir süredir hedefe çakılan biz göçmen işçi ve emekçilere yüklenmesi için ellerinden geleni yapacaklarıdır. Bizimle yerli işçi ve emekçi kardeşlerimiz arasına kama sokma çalışmalarına hız kazandırıp, ırkçılığı körükleyeceklerdir. Fakat bunu kolay kolay başaramayacaklarının ön belirtileri de ortaya çıkıyor.

Bugün Avrupa’nın hemen her yerinde işçi ve emekçiler “Krizin faturasını patronlar ödesin!” şiarı ile kendi cephelerini açıyor. Onların planlarını bozmamız bu cepheyi güçlendirdiğimiz oranda sözkonusu olacaktır. Gelinen noktada bu bir zorunluluktur. Biraz uzun bir editör yazısı olsa da ilk olması açısından bunu hoş karşılayacağınızı umarak devam edeceğiz.

Sitemiz gördüğünüz gibi oldukça geniş bir skala üzerine oturuyor. Köşelerimiz devam edecek. Henüz yeni duruma uygun bir iç organizasyona tümü ile geçemediğimiz için eksikler, boşluklar sizin de gördüğünüz gibi devam ediyor. Bunları en kısa sürede gidereceğimizden kuşkunuz olmasın.

Yayın çizgimiz her zaman olduğu gibi asıl olarak alanlardan gelecek canlı haberler ve sizlerin üretimlerinizi, katkılarınızı buraya taşımak üzerinden şekilleniyor. Deneyimleriniz, çeşitli konularda yapacağınız röportajlar, tanık olduğunuz olayları haberleştirmeniz, kültürel-sanatsal üretimleriniz, hayatın içinden taşıyacağınız renklerle tüm canlılığınızı taşımanızı bekliyoruz. Birkaç kişinin masa başında yazıp çizdiği değil, hayatın içinden beslenen, hayata buradan yön kazandırmaya çalışan bir gazete bu olduğu oranda mümkün olabilir.

Hepinizi kendinizi katmaya davet ederek bu uzun editör yazısına bir nokta koyuyoruz!